Son Dakika  Web Siteniz
Forum Anasayfa Forum Anasayfa > Sağlık > Saglikli Yasam
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS Besemesi - Cep telefonu zararlari, radyasyon zararlari
  SSS SSS  Forum Araması   Foruma Kayıt Olun Foruma Kayıt Olun  Giriş Giriş

Cep telefonu zararlari, radyasyon zararlari

 Cevap Yaz Cevap Yaz
Yazar
Mesaj
  Başlık Arama Başlık Arama  Konu Ayarları Konu Ayarları
son dakika View Drop Down
Senior Member
Senior Member
Avatar

Kayıt tarihi: 01 Jan 2012
Status: Offline
Points: 3366
Mesaj Ayarları Mesaj Ayarları   Thanks (0) Thanks(0)   Alıntı son dakika Alıntı  Cevap YazCevap Bu mesaja direkt link Başlık: Cep telefonu zararlari, radyasyon zararlari
    Gönderildi: 19 Jan 2012 saat 19:18
Cep telefonu zararlari, radyasyon zararlaritelefonun çevreye verdiği zararlar, telefon radyasyon zararları, telefondaki radyasyonun zararları, cep telefonunun çocuklara zararları, cep telefonunun zararları, telefonun verdiği zararlar, telefonun zararları nelerdir, telefonun çevreye zararları, radyasyonun beyne zararları, telefonun zararları, cep telefonlarının çevreye verdiği zararlar, cep telefonunun zararları nelerdir, telefon radyasyonunun zararları, cep telefonun zararları nelerdir, cep telefonlarının çevreye zararları, wifi zararları, telefonun çevremize zararları, cep telefonunun çevreye zararları, cep telefonu radyasyon zararları, radyasyonun hamilelere zararları


Elektromanyetik Kirlilik ve

İnsan Sağlığına Etkileri

Prof. Dr. Selim Şeker

Master ve doktorasını ABD’nin George Washington Üniversitesi'nde tamamlayan Prof. Dr. Selim Şeker, 1982 yılından bu yana Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapıyor. Uzun yıllar NASA’da çalışan Şeker, Savunma Bakanlığı ve TÜBİTAK’ta önemli projelerde görev aldı. Yayınlanmış dokuz kitabı bulunan Prof. Şeker, pek çok ulusal ve uluslararası toplantılara katılarak; elekromanyetik dalgaların insanlar üzerindeki biyolojik etkileri, elektromanyetik izleme sistemi gibi çeşitli alanlardaki çalışmalarını insanlığa hizmet olarak sunuyor.

Röportaj: Burçin İvren


Öncelikle insana ait doğal manyetik alanı inceleyebilir miyiz?

Tüm maddeler, kalp, adale, beyin gibi organlar manyetik özelliğe sahiptir. Her mekânda tüm canlıların içindeki ve dışındaki tüm boşluklarda yüksek ya da düşük birer manyetik alan mevcuttur. İnsan vücudunda her hücrenin kendine özgü elektrik devresi mevcuttur. O nedenle insan bir elektronik makine gibidir. Bu manyetik alan, biyoelektrik yüklerin hareketinden meydana gelir. Ve insanı oluşturan maddelerin manyetik alan sinyalleri hem birbiri ile hem de dünyanın manyetik alanı ile uyum halindedir.

Dünyanın manyetik alanı ile insana ait manyetik alan nasıl bir uyuma sahip?

Örneğin, uzaya gönderilen astronotlarda görülen ve haftalarca sürebilen yorgunluk, adele ağrısı, baş ağrısı ve baş dönmesi gibi sebepler, dünyanın manyetik alanı eksikliğinden kaynaklanıyor.

Geceleyin dünya manyetik alanı hücresel oksijeni arttırır, uykuyu destekler, iltihaplanmayı azaltır ve acıyı dindirir. Güneş doğduğunda beraberinde getirdiği pozitif manyetik alan hücresel oksijeni azaltır, uyanıklığı destekler, biyolojik iyileşmeye engel olur ve acıyı arttırır.

Kafamızın merkezde bulunan hormonları, enzimleri ve bağışıklık fonksiyonlarını yöneten pineal bezi manyetik kristallerden oluşan bir manyetik organdır. Manyetik enerjiye çok duyarlı olup ona has bir madde olan melatonin hormonu, geceleyin ortaya çıkar.

Dünyanın manyetik alanı tüm tabiatla uyum içindedir.

Dünyanın manyetik alanı daha başka nelerle uyum içinedir?

Örneğin arılar, yerin manyetik alanını ve günlük değişimlerini kullanarak, bulundukları konumu tespit ediyorlar. Göçmen kuşlar, balıklar gibi canlılar da yön bulmada dünyanın manyetik alanını kullanıyorlar. Fakat insanların ürettiği yapay alanlar doğal olandan çok çok fazla (örneğin 1000 kat) olduğundan doğal yaşam olumsuz etkileniyor.

Öyleyse elektromanyetik kirlilik dediğimiz şey, bu doğal manyetik alanın bozulmasından ileri geliyor. Elektromanyetik kirlilik için kitabınız “cep telefonunun zararları” temalı olmuş. Niçin özellikle cep telefonunu seçtiniz?

Türkiye’deki cep telefonu abone sayısı 67 milyon, yani nüfusu kadar. Cep telefonu sayısı ise 114 milyon, yani nüfusun bir buçuk katı kadar. Baz istasyonları sayısı ise şimdilik 36 bin.

Yani ciddi bir tehdit altındayız.

Birazdan başlıklar halinde inceleyeceğiz ama genel olarak cep telefonun zararları neler?

Olumsuz etkileri genel olarak ikiye ayırabiliriz. Birincisi baş ağrısı, yorgunluk uykusuzluk gibi kısa zamanda hissedilen etkilerdir diğeri ise moleküler ve kimyasal bağlara, hücre yapısına, vücut koruma sistemine yaptığı uzun sürede ortaya çıkabilen etkilerdir.

Cep telefonları devamlı kullanıldığından, vücuda zararlarının telafisi için imkan vermiyoruz. Diğer cihazların zararlı etkileri kullanımları kısa süreli olduğundan vücut tarafından tolere edilebiliyor, kullanılmadıkları sürece vücut yan etkileri bertaraf edebiliyor.  

Kısa ve uzun vadede belli başlı etkileri nelerdir?

Yapılan araştırmalar sonucunda olumsuz etkilerin bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz.

DNA Üzerinde Hasar

• Elektomanyetik alanlara maruz kalmak belirli hücre tiplerinde gen, DNA ve kromozomlar üzerinde hasara yol açabilir.

• Cep telefonu kullanımında kulakta ve beynin, telefonun olduğu bölgesinde yoğunlukta olmak üzere ısı artışına sebep olmaktadır. Bu ısı artışı hücre yapısında etkileşime sebep olur.

• Bağışıklık sistemini zayıflatır.

• Kırmızı kan hücrelerinde deformasyona yol açar.

Uykusuzluk ve Depresyon

• Elektromanyetik alanlara aşırı hassasiyet sonucu fiziksel rahatsızlıkların görülebilir. Yani baş ağrısı, halsizlik, stres, uyku bozukluğu, ciltte yanma ve batma hissi, acı, alerji,  göz yanması, kalp ritim bozukluğu, denge kaybı, depresyon eğiliminde artış, konsantrasyon bozukluğu ve benzeri problemler oluşabilir.

• Gece uykusuzlukları yapabilir. Çünkü melatonin salgılanmasını azaltarak uyku ritmini bozabiliyor.

• İnsan beyninin elektriksel devrelerine etki ettiğinden nörolojik ve davranışsal rahatsızlıklara sebep olabilir.

Beyin Tümörü Ve Akustik Nöroma

• Beyin tümörü ve akustik nöromaya (duyma sinirlerinde tümör) sebep olabilir. Örneğin beyin tümörü riskinin 5 kat arttığı  yine bir bilimsel araştırmanın sonucudur.

• Beyin hücrelerinin ölümüne yol açar ve kan ile beyin arasındaki koruyucu duvara zarar verir. Dolayısıyla beyni dışarıdan gelen zararlı etkilere açık hale getirir.

• Çocukta kansere sebep olabilir. Çünkü çocuklar daha çok etkilenir. Bir yetişkine göre, rahatsızlanma olasılıkları daha yüksektir.

• Alzheimer hastalığına ve meme kanserine sebep olabilir.

• Sperm sayısını azaltabilir.

Peki bunda direk bir kesinlik var mı?  Örneğin her cep telefonu kullanan kanser olur gibi bir sonuca varamayız değil mi?

Cep telefonu yaşamımıza yeni giren bir teknoloji.  O nedenle kesin şunu yapar diyemiyoruz. Ancak tüm bunlar çeşitli bilimsel araştırmalarla desteklenmiş bulgulardır.

Olası etkiler kişiden kişiye değişebilir mi?

Olası etkiler çok şeye göre değişebilir. Bunları kitabımda detaylı bir şekilde anlatmaya çalıştım, ama özetle bu etkiler; elekromanyetik alanın frekansı, şiddeti, uzaklığı, maruziyet süresi, vücudun elektiriksel özellikleri gibi değişkenlere bağlıdır.

Aynı zamanda bir yetişkine oranla bir çocuk çok daha fazla etkilenecektir.

Selim Bey, bu arada saydıklarınızın içinden baş ağrısı, depresif hal, uyku bozukluğu gibi rahatsızlıklarım oldu. Bunu ben radyasyona bağladım çünkü özellikle cep telefonunu ve kablosuz interneti saatlerce kullanmamla gelişti.  Zaten size ilk ulaşmam, bu konu hakkında araştırma yaptığım vakte denk gelir.

Evet, bu gibi rahatsızlıklar radyasyonun kısa vadedeki etkileridir. Uzun vade etkilerindeki artışı önümüzdeki yıllarda maalesef hep birlikte göreceğiz.

Elektromanyetik alanlara maruz kalmanın DNA ve kromozomlar üzerinde hasara yol açabileceği yönünde deneyler yapılmış mı?

1995 yılında Lai ve Singh’in fare beyin üzerinde yaptığı çalışma ile bunun kanıtlanmasının ardından pek çok araştırmacı daha bu konu üzerinde çalıştı. Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen “Reflex Projesi” bu araştırmalardan en kapsamlısıdır.

Peki bu Reflex Projesi nasıl gerçekleştirilmiştir, sonuçları neler olmuştur?

REFLEX Projesi, insan hücrelerinin belirli sürelerde 0,3 ila 2,0 Watt/kg’lık elektromanyetik dalga şiddetine maruz bırakılması ve daha sonra bu hücrelerin genetik yapılarının aldığı zararın modern moleküle biyolojik metotlarla araştırılması yoluyla gerçekleşmiştir. Bu yoğunluk ortalama bir cep telefonunkiyle aynı şiddettedir.

DNA Zincirinde Kırılmalar

Reflex Projesinin sonuçlarına göre cep telefonları çeşitli insan hücre tipi hücrelerinde doğrudan kanser yapma potansiyeline sahip çiftli ya da tekli DNA zinciri kırılma olayına yol açmakla kalmıyor. DNA molekülünü taşıyan kromozomlarda bozulmalara ve kanser oluşumuna yol açtığı bilinen bazı genlerin aktivitelerinde de değişikliğe yol açabiliyor. Ve kanser oluşumunun başlangıcı sayılan kontrolsüz hücre bölünmelerini hızlandırıyor.

3G ile Artacak Olan Tehlike

Bu araştırma özellikle cep telefonu ile yaşamımıza giren 3G teknolojisine de değinilmiştir. Reflex araştırmasının proje başkanlığı yapmış olan Prof. Franz Adlkofer  Ekim 2007’de yaptığı basınç açıklamasında DNA üzerinde UMTS’nin (yani 3G) ikinci nesil teknolojiye göre 10 kat daha etkili olduğu ve kansere sebep olma ihtimalinin yüksek olduğunu bildirmiştir. Bakınız.

3G teknolojisi ülkemize yeni girmiş bir teknoloji.  Genelde basında görüntülü konuşma ve mobil interneti daha hızlı hale getirme gibi avantajları ön plana çıkarılıyor.

Maalesef basınımıza göre her şey harika, her şey süper. Çevre ve insan sağlığı pek düşünülmüyor. Bakınız; bu teknoloji ile beraber  baz istasyonları sayısı artacak. Örneğin İngiltere’de 50-70 bin civarında bas istasyonu kuruldu. Türkiye de aşağı yukarı İngiltere büyüklüğünde bir ülke; buraya da aynı sayıda yeni istasyonlar kurulması istenecektir.

Baz İstasyonlarındaki Beklenen Artış

Peki diğer ülkelerde baz istasyonu sayısı artıyor iken, belli bir tepki yok mu?

Örneğin İngiltere’de yayınlanan Elektor- Electronics dergisi, Haziran 2005 sayısını GSM,UMTS, 3G, WLAN, DECT’lerin radyasyon zararlarına ayırdı. Yine Hollandalılar 2003 yılından beri 3G(UMTS) baz istasyonlarıyla yaşamak zorundalar. Ülkede vatandaşlar 3G baz istasyonu kurulmasına karşı sosyal girişimlerde bulunmaktadırlar.

Bizler ne yapabiliriz ki?

Baz istasyonlarının sağlımızı tehdit edenlerini kaldırtabiliriz! Önümüzdeki günler 3G baz istasyonlarının kurulması ve yeni davaların açılmasına gebe görünüyor. Cep Tehlikesi adlı bir kitap yayınladık. Kitabımızın hukuk danışmanı avukat İnan Kaya sizler için “Hukuki Yollarla Baz İstasyonlarını Nasıl Kaldırtabilirsiniz” rehberi hazırladı. Ayrıca bu konu hakkında www.baztehlikesi.com sitesinden de bilgi ve destek alabilirsiniz.

Yaşadığımız yerlere yakın olması sorun teşkil ediyor. Haberlerde görüyoruz örneğin bir okulun yanına konuşlanmış bir baz istasyonu olabiliyor.

Okul, hastane ve yerleşim yerleri yakınında baz istasyonları olmamalı. Örneğin Hollanda’da baz istasyonları yakınında yaşayanlarda uyku bozuklukları, baş dönmesi, bitkinlik, mide bulantısı, kalp çarpıntısı, kulak çınlaması gibi bir çok rahatsızlıklar görülür.

Yani 3G’nin getirdiği kolaylıklar çok cazip olarak pazarlanıyor. Ancak şu bir gerçek ki hem ülkemizde hem de dünyada radyasyon oranı gittikçe artıyor.

İçim karardı. Peki bağışıklık sistemimiz bu negatif etkiyi nötralize edemez mi, dengeleyemez mi?

Vücudun düzenleyici mekanizmaları bir noktaya kadar etkisiz hale getirebilir ama günlük dozun aşılması ve uzun süreli kullanımda oluşacak hasar kalıcı olacaktır.

Örneğin cep telefonlarının genetik şifre üzerindeki etkileri son derece kalıcıdır. Çünkü bu bozulma üreme hücrelerinde gerçekleşir ise (erkekte testis, kadında yumurtalık) genetik bozulmalar (DNA’daki) sonraki nesillere de geçebilecektir. Ancak zarar makul boyutta ise, genetik yapı kendi kendini onaran bir mekanizma olduğu için tamir edilebilir.

Günde 1 Saat Risk

Peki bu günlük doz, ne kadar süre cep telefonu ile konuşulur ise aşılmış olur ve risk taşır?

Bazı bilim adamlarına göre günde 1 saatlik bir konuşmanın uzun vadede ciddi bir risk oluşturduğu görüşünde. Yine bazı bilim adamları ise günlük 2 saatlik cep telefonu konuşmasının dahi beyin hücrelerine zarar verebileceğini vurguluyor.

Peki cep telefonun zararlarını en aza indirmek için neler yapabiliriz?

Cep telefonu görüşmeleri olabildiğince kısa tutulmalı. Ve cep telefonunu kablolu kulaklık ile kullanmak daha sağlıklı olacaktır. Eğer kulaklık yoksa, aradığınız kişi telefonu açıncaya kadar telefonu kendinizden uzak tutabilirsiniz. Ve arama yerine SMS atabilirsiniz.

Cep telefonu görüşmelerini çocuklarınızdan olabildiğince uzakta yapabilirsiniz. Hamile olanlar çok acil durumlar haricinde cep telefonundan uzak dursunlar.

Geceleri yatarken mutlaka cep telefonunuzu kapatın. Çünkü biyolojik ritminizi alt üst edebilir.

Cep telefonunu kalp, beyin, cinsel organlar gibi son derece hassas bölgelerden uzakta taşıyın.

Ayrıca aldığınız cep telefonlarının SAR değerinin düşük olmasına dikkat edin. 

SAR değeri dediğiniz şey nedir?

SAR değeri vücudunuza bir cep telefonundan ne kadar radyasyon yayıldığını belirleyen bir değer olup telefondan telefona değişir. Piyasadaki cep telefonlarının SAR değerlerini  internetten bulmanız çok kolaydır. Bakınız.

Laptoplar, Kablosuz İnternet Risk

Cep telefonu haricinde radyasyon yayan diğer cihazlar hangileridir?

Televizyonlar, bilgisayar monitörleri, laptop (diz üstü bilgisayarlar), oyun setleri, mikrodalga fırınlar, saç kurutma makineleri, elektirikli battaniyeler, çamaşır –bulaşık makineleri gibi tüm bildiğimiz elektirikli cihazlar hem elektirik hem de manyetik alan yayarlar.

Yine kablosuz internet, kablosuz bebek alarmları büyük risk taşıyor.

Fişleri Çekin!

Peki elektirikli cihazların radyasyonundan korunmak için neler yapabiliriz?

Örneğin, televizyon ekranına en az 2 metre uzaktan izlenmeli, saç kurutma makinası az kullanılmalı, elektirikli radyolu saatler, telesekreterler ve benzeri aletler yatak odasında bulunmamalıdır. Ve çalışır halde cep telefonu bulundurmayın.

Televizyon veya bilgisayarların arkasına 1.5 metreden daha fazla yaklaşılmamalı ve arkası kullanılmayan bir alana yönlendirilmelidir. Manyetik alan duvarlardan geçebildiği için bina dışına doğru gelmesi sağlanabilir.

Bunun yanında topraklı iletken filtreler aracılığı ile bilgisayar monitörlerinin yaydıkları elektirik alanlar azaltılabilmektedir. Ve bu filtreler monitör parlamasını önler.

Ayrıca dizüstü bilgisayarlar kucağa almak yerine uygun bir mesafede masa üstüne koymak daha sağlıklı olacaktır.

Ve mutlaka eğer kullanmıyorsak elektirikli aletlerini kapalı tutun ya da fişten çıkarın.

Ben söyledikleriniz doğrultusunda yaşamımda küçük değişiklikler yapmaya başladım bile. Özellikle cep telefonu için kulaklık kullanmaya başladım. Evde kullanılmıyorsa elektirikli aletlerin ve koblosuz internet modeminin fişini çekiyorum. Hatta bilgisayarda yazı hazırlarken bile uzun süre kalmak yerine aralıklarla başına oturup işlerimi hallediyorum. Selim Bey çok teşekkür ederiz bilgilendirmeleriniz ve olayın daha ciddi boyutunu gösterdiğiniz için.

Ben de teşekkür ederim Burçin Hanım. Kamuoyu bu gerçekleri bilmeli. İyi çalışmalar diliyorum.




Düzenleyen son dakika - 20 Jan 2012 saat 16:34
en son dakika haber, spor, siyaset haberleri, gs fb, bjk ts
Başa dön
son dakika View Drop Down
Senior Member
Senior Member
Avatar

Kayıt tarihi: 01 Jan 2012
Status: Offline
Points: 3366
Mesaj Ayarları Mesaj Ayarları   Thanks (0) Thanks(0)   Alıntı son dakika Alıntı  Cevap YazCevap Bu mesaja direkt link Gönderildi: 19 Jan 2012 saat 19:21
Cep telefonu görüşmelerini mümkün olduğunca kısa tutup gereksiz konuşmalardan kaçınmak, yakında sabit hat varsa onu tercih etmek.
Acil durumlar hariç çocuklara cep telefonu kullandırtmamak, telefonları onların yakınında tutmamak.
Cep telefonu görüşmelerini çocuklardan mümkün olduğunca uzakta yapmak.
Hamilelikte cep telefonunu acil durumlar dışında kullanmamak, hamilelik süresince evdeki cep telefonlarını kapalı tutmak.
Cep telefonunu bir kulaklık aracılığıyla kullanmak. (Bu, zararı bütünüyle önlemez, ancak azaltabilir, çünkü kulaklıkla da radyasyon beyne ulaşır)
Konuşma dışında cep telefonunun ekstra özelliklerini kullanmaktan kaçınmak. (Bir çalar saat, gece boyunca başucunuzda durarak biyolojik ritminizi altüst edecek cep telefonuyla aynı işlevi görecektir)
Kısa bilgi gönderiminde SMS kullanmak.
Cep telefonlarının en savunmasız zamanda yakalayacağı geceleri cihazı kapatma alışkanlığı kazanmak.
Cep telefonlarının en çok radyasyon yaydığı zamanlar, telefon çaldığı ve çevirdiğiniz numaranın bağlandığı anlardır. Bu sırada telefonu baş bölgesinden uzakta tutmak. (Gelen çağrıyı açtıktan veya karşı taraf görüşmeye açtıktan 1-2 saniye sonra cihazı kulağa götürmek daha güvenlidir)
Asansör ve otomobil gibi dar ve kapalı alanlarda cep telefonu ile görüşme yapmamak. (Cihaz çekmediği için görüşmenin gerçekleşmesi baz istasyonun daha fazla elektromanyetik radyasyon iletmesini gerektirir)
Baz istasyonları ve taşıma hatlarını, okul, kreş, hastane ve huzurevi gibi alanların uzağında kurmak. (Radyasyondan en çok zararı çocuklar, hamileler ve yaşlılar görür)
SAR değeri daha düşük cihazı tercih etmek daha az radyasyona maruz kalmak demek. SAR değeri düşük cep telefonlarını tercih etmek.
Harici antenli cep telefonlarını tercih etmek.
Cep telefonunu gün içinde vücudunuzdan olabildiğince uzakta, çantada; çantanız yoksa, en dış cebinizde taşımak.
Cep telefonlarını elektromanyetik fren sistemli taşıtlarda, petrol istasyonlarında ve hastanelerde kullanmamak.
Cep telefonunu kalp, beyin ve cinsel organlara yakın bir yerde taşımamak.
Yakınınızda bulunan baz istasyonunu kaldırtmak ve servis yetkililerine, istasyonları için sağlığı tehdit etmeyecek yerler seçme konusunda sorumluluklarını hatırlatmak.
Cep telefonunun bir organımız olduğunu zannetmemek, hayatı cep telefonu olmadan idare etmenin yollarını aramak, mümkün mertebe klasik iletişim araçlarını kullanmak.

Kısa vadeli zararları (24 saat)

Görüş alanında daralma.
Kalp pilinin bozulma riski.
Yoğun stres ve yorgunluk hissi.
Konsantrasyon ve dikkat bozulması.
Kulak çınlaması ve kulaklarda ısınma.
İşitmede geçici aksaklıklar oluşması.
Baş ağrıları ve sersemleme.

Uzun vadeli zararları (10 yıl)

Genetik yapının bozulması.
Beyaz kan hücresi (lenfoma) kanseri.
Kan beyin bariyerinin zedelenmesi.
Kalp rahatsızlıkları.
Hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riski.
Kalıcı işitme bozuklukları.
Embriyo gelişiminin zarar görmesi.
Kadınlarda düşük riskinin artması.
Kan hücrelerinin bozulması.
Bağışıklık sisteminin bozulması.
Yüksek tansiyon.
Sperm sayısının azalması.
Cilt kanseri.
en son dakika haber, spor, siyaset haberleri, gs fb, bjk ts
Başa dön
son dakika View Drop Down
Senior Member
Senior Member
Avatar

Kayıt tarihi: 01 Jan 2012
Status: Offline
Points: 3366
Mesaj Ayarları Mesaj Ayarları   Thanks (0) Thanks(0)   Alıntı son dakika Alıntı  Cevap YazCevap Bu mesaja direkt link Gönderildi: 19 Jan 2012 saat 19:23

Cep telefonunun sağlığa zararları

"Cep telefonu ile konuştuğumuz zamanlarda, mikrodalga radyasyon nedeni ile beyin hücrelerimizin bir kısmı ölmeye başlıyor"



Amerika Çevre Sağlığı Örgütü (Environmental Health Trust) Kurucu Başkanı ABD’li doktor Devra Davis, vücut ve beynin her an cep telefonlarının yaydığı mikrodalga radyasyonun yarısını emdiğini belirterek, "Cep telefonu ile konuştuğumuz zamanlarda, mikrodalga radyasyon nedeni ile beyin hücrelerimizin bir kısmı ölmeye başlıyor" dedi.

İstanbul Kadir Has Üniversitesinde gerçekleştirilen "Cep telefonunun sağlığa zararları" konulu konferansa ilişkin yapılan açıklamaya göre, konferans Türkiye, Fransa, Yunanistan, İtalya, İsrail ve Amerika’daki araştırma merkezlerinden gelen uzmanların katılımıyla gerçekleştirildi.

Konferansta konuşan Davis, bugün dünyada cep telefonları tarafından üretilen mikrodalga radyasyon seviyesinin spermlere zarar verdiğine dikkati çekerek, "Günde yaklaşık 2 saat cep telefonu kullanan erkeklerin sperm sayısı normal erkeklere nazaran yüzde 30 düşürüyor. Günde 4 saatten daha uzun süre cep telefonu kullanımı ise sperm sayısını yüzde 40 oranında azaltıyor. Dolayısıyla bu kişilerin çocuk sahibi olma ihtimalleri azalıyor. Ayrıca hamilelik sırasında bebeklerin DNA ve hafızalarını olumsuz etkiliyor" dedi.

Titreşimli dijital cep telefonu sinyallerinin de bağışıklık sistemini onaran insan kan hücrelerine, saç köklerine ve lenfositlere zarar verdiğini ve tahrip ettiğini vurgulayana Davis, cep telefonunun kulakta veya kulağa yakın mesafede 50 dakikadan fazla tutulmasıyla sağlıklı bir bireyin beyninde değişikliklere yol açtığına dikkat çekerek, "Vücut ve beyin her an cep telefonlarının yaydığı mikrodalga radyasyonun yarısını emiyor. Telefon ile konuştuğumuz zamanlarda mikrodalga radyasyon nedeni ile beyin hücrelerimizin bir kısmı ölmeye başlıyor" diye konuştu.

Konferansta konuşan Prof. Dr. Lloyd Morgan ise da telefonlarının baz istasyonları tarafından üretilen mikrodalga radyasyon seviyesinin, mikrodalga fırın içerisinde olduğu kadar büyük olduğuna dikkat çekerek, "İnsanların bu kadar yakınında olmaları yasaklanmalıdır. Türkiye, aktif olan baz istasyonların yerleşim yerlerine kurulmasını yasaklayan düzenlemeler yapmalıdır" dedi.

Gazi Üniversitesi Biyofizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nesrin Seyhan da Türkiye’nin baz istasyonu yerleştirme konusunda özel bir dikkat harcaması ve insanların onlarla direkt temas kurmalarını engellemek için girişimlerde bulunulması gerektiğinin altını çizdi.

Toplantıda açıklanan Atina Üniversitesi Hücre Biyolojisi ve Biyofizik Bölümü "Elektromanyetik Biyoloji Araştırma Takımı" çalışmasında ise cep telefonlarının özellikle hafızaya zarar verdiği, nörolojik proteinleri ve beyin metabolizma proteinlerinin etkisini değiştirdiği ve DNA tahribatına neden olduğu bilgileri yer aldı.

-ALINABİLECEK ÖNLEMLER-
Açıklamaya göre, Amerika Çevre Sağlığı Örgütü Kurucu Başkanı Devra Davis’in "Cepteki Tehlike" kitabında, cep telefonlarının zararlarından korunmak için alınabilecek en etkili bazı önlemleri şöyle sıraladı:

  • Cep telefonunuzu hiçbir zaman direkt olarak başınıza veya vücudunuza tutmayın.
  • Cep telefonu ile konuşurken diafon, kulaklık, hands-free cihazları veya tüplü kulaklık kullanın.
  • Mümkün oldukça sabit telefonları kullanmaya çalışın.
  • Cep telefonunuz açıkken vücudunuza yakın bir yerde taşımayın. Örneğin cep telefonunuzu cebinizde veya göğüsünüzde taşımayın. Cep telefonunuz açıkken, kullanmıyor olsanız bile radyasyon yaymaya devam eder.
  • Cep telefonunuzun sinyal seviyesi düşükken veya cep telefonunuz çekmediğinde daha güçlü çalışır ve daha çok radyasyon yayar.
  • Cep telefonlarını çocuklardan uzak tutun.
  • Çocuklar yetişkinlerden en az 2 kat daha fazla mikrodalga radyasyon emerler. Hamileler cep telefonlarını karınlarından kesinlikle uzak tutmalıdır.
  • Uyurken cep telefonunuzu yakınınızda bulundurmayın. Siz uyursunuz, ancak cep telefonunuz uyumaz. Cep telefonunuz açık olduğu müddetçe radyasyon yaymaya devam eder. Cep telefonunuzu yastığınızın altına, yatağınızın yanındaki komodine
     veya uyumakta olan birinin yakınına koymayın."

en son dakika haber, spor, siyaset haberleri, gs fb, bjk ts
Başa dön
son dakika View Drop Down
Senior Member
Senior Member
Avatar

Kayıt tarihi: 01 Jan 2012
Status: Offline
Points: 3366
Mesaj Ayarları Mesaj Ayarları   Thanks (0) Thanks(0)   Alıntı son dakika Alıntı  Cevap YazCevap Bu mesaja direkt link Gönderildi: 19 Jan 2012 saat 19:24

Cep Telefonunun Zararları ve Alınabilecek Tedbirler

Cep telefonunun insanlar üzerinde neden olabileceği zararlar büyük bir önemle kulak verilmesi gereken bir konu.

Cep telefonlarından yayılan elektromanyetik dalgaların insanlar üzerinde sebep olduğu tahribatın bilinmesine karşı teknoloji firmalarınca engeller uygulanmaya çalışılır ancak bu konuda uzman bilim adamlarından biri olan Nobel ödül sahibi Onkolog Devra Davis’in birçok ödüle layık görülmüş kitabından aşağıdaki alıntıları bilginize sunarak konunun önemine dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Cep telefonunun zararları konusunda “Küresel bir alarm durumu ilan edilmeli.”

“Bir bilim adamı olarak, 6 yıl öncesine kadar cep telefonlarının güvenli olduğuna inanıyordum. Hükümetlerin, sağlık kurumları tarafından insan sağlığını böylesine tehdit edebilecek bir cihazın tüm Dünya’da hızla yaygınlaşmasına izin vermeyeceklerini düşünüyordum. Ancak son 6 yılda öğrendiklerim beni bu düşünceden vazgeçirdi.”

“Öyle deney sonuçları gördüm ve baskıya şahit oldum ki, artık sağlığa alarm derecesinde zararlı olduğunu düşünüyorum.”

25 yaşına kadar insanların beyin gelişimi devam eder. Çocuklar şimdi cep telefonları sebebiyle elektromanyetik dalgaların yoğun olduğu bir ortamda yaşamakta.

Son araştırmalar açıkça ortaya koyuyor ki radyo dalgaları da meydana getirdikleri radyasyonla yaşayan hücrelerin bozulmasına sebep olabiliyor. Bu zarar çocuk beyinleri için çok riskli.

Rus bilim adamlarının cep telefonu kullanan 5-12 yaş arası çocuklar üzerinde yaptıkları 5 yıllık bir araştırma sonucunda bu çocukların cep telefonu kullanmayan yaşıtlarına oranla beyin kapasitelerinde düşme, dikkat dağınıklığı ve öğrenme bozuklukları tespit etti.

Cep telefonlarını üzerinde taşıyan, günde 2 ile 4 saat arasında kullanan erkeklerin sağlıklı sperm sayıları diğer erkeklere göre çok daha düşük olduğu belirlendi. 2006 yılında GATA’daki bilim adamları tarafından yapılan araştırma sık cep telefonu kullanan erkeklerde spermlerin daha az hareketli ve daha az sağlıklı olduğunu gösterdi. Bu çalışma 7 farklı ülkedeki uzmanların araştırmalarıyla da desteklendi.

Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), cep telefonları ve baz istasyonlarının yaydığı radyo dalgalarının meydana getirdiği elektromanyetik alanları, muhtemel kanserojen içeren 2-B grubuna dahil etti.

İngiltere Radyolojik Koruma Kurulu da, cep telefonunun bilhassa küçük çocuklarda tümör riski oluşturduğunu bildirdi. Çok yeni ve geniş çaplı araştırma sonuçları gerçekten vahim.

ABD’li ve Danimarkalı bilim adamları 1990’ların sonunda doğmuş olan 13 bin çocuğu inceliyor. Belirliyorlar ki; hamileyken günde 2-3 defa cep telefonu kullananlarda, davranış bozukluğu yaşayan çocuk ihtimali yüzde 54 yükseliyor. Risk, çocuk ceple 7 yaşından evvel tanışırsa yüzde 80’lere çıkıyor. Çocukların karşı karşıya bulunduğu diğer risk yüzdeleri: çevresiyle uyum bozukluğu durumu yüzde 49, hiperaktivite durumu yüzde 35, arkadaşlarıyla sorunlu iletişim kurma durumu yüzde 34 ve duygusal, psikolojik problem yaşama durumu ise yüzde 25 artıyor.

Cep telefonlarının sağlığa verdiği zararda ana unsur, cihazın kullanım süresi ve kullanırken vücuda yakınlığı. Cep telefonu üreticileri ve onları destekleyen araştırmacılar ne yazıkki bu kriterleri önemsemiyor.

Radyo frekans dalgaları ve elektromanyetik alan iki türlüdür. Bir türü iyonlaştırıcı, diğer türü iyonlaştırıcısız. Cep telefonunu zararsız olarak göstermek amacıyla, cep telefonu kaynaklı dalga ve alanların iyonlaştırıcısızlığına sığınıldığının ve bu sebeple sağlığa zarar öngörülmediği gibi bir açıklama öne sürülmeye çalışılır. Ancak gerçeği anlatan uzmanlar, gerçeğin hiçte böyle olmadığını açıklar.

Uzmanların araştırmalarına göre 10 yıl süreyle aynı el ve kulağını kullanarak cep telefonuyla konuşan kişide glial (beynin kendi hücrelerinden köken alan) beyin tümörü ve işitme siniri kökenli tümör oluşma ihtimali yüzde 30 artmaktadır.

Süredeki eşik 10 yıl. Diğer bir söyleyişle 2 bin saat. Günde yarım saat cepten konuşan bir kişi yaklaşık 10 yıl içinde saat limitini dolduruyor. Kaba bir hesapla, günde 1 saatlik görüşme, tehlikenin kapıyı çalacağı yıl limitini 5’e indiriyor.

Cep Telefonunun Kısa ve Uzun Vadedeki Zararları

KISA VADELİ ZARARLARI (24 SAAT)

- Görüş alanında daralma.

- Yoğun stres ve yorgunluk hissi.

- Kalp pilinin bozulma riski.

- Kulak çınlaması ve kulaklarda ısınma.

- Konsantrasyon ve dikkat bozulması.

- İşitmede geçici aksaklıklar oluşması. Baş ağrıları ve sersemleme.

UZUN VADELİ ZARARLARI (10 YIL)

- Genetik yapının bozulması.

- Beyaz kan hücresi (lenfoma) kanseri.

- Kalp rahatsızlıkları.

- Kan beyin bariyerinin zedelenmesi.

- Kalıcı işitme bozuklukları.

- Hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riski.

- Embriyo gelişiminin zarar görmesi.

- Kadınlarda düşük riskinin artması.

- Kan hücrelerinin bozulması.

- Yüksek tansiyon.

- Bağışıklık sisteminin zarar görmesi.

- Sperm sayısının azalması.Özel Emme Oranı olarak ifade edilen “SAR” değeri cep telefonlarının kullanılırken vücudun emdiği radyasyon miktarının watt cinsinden karşılığı olarak tanımlanıyor.Buna göre tavsiye edilen maksimum oranı 10 gramlık dokuda 2 watt açıklanan listede yer alan 0.12 watt\1.5 watt arasında değişen radyasyon emme değerlerinin, Uluslararası Radyasyon Koruma Komisyonu tarafından güvenli olduğu açıklandı. Yine de bu oranların da insan sağlığına zarar verip vermediği kesin olarak kanıtlanamadı. Telefonların sar değerini öğrenmek için: www.sarvalues.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Cep Telefonunun Zararlarının En Aza İndirgenebilmesine Yönelik Yapılması Gerekenler

- Acil durumlar hariç çocuklara cep telefonu kullandırtılmamalı, onların yakınında tutmamalı.

- Cep telefonu görüsmeleri çocuklardan mümkün olduğunca uzakta yapılmalı.

- Baz istasyonları ve taşıma hatlarını, okul, kreş, hastane ve huzurevi gibi alanların uzağında kurmamalı. (Radyasyondan en çok zararı çocuklar, hamileler ve yaşlılar görür.)

- Hamilelikte cep telefonu acil durumlar dışında kullanılmamalı. Hamilelik süresince evdeki cep telefonları kapalı tutulmalı.

- Cep telefonunu gün içinde vücudunuzdan olabildiğince uzakta, çantada; çantanız yoksa, en dış cepte taşımalı.

- Çevreye dağılan radyasyon, cep telefonu çaldığında ve aranan numaranın bağlandığı anlarda yoğunlaşıyor.Telefona ilk sinyal geldiğinde hemen açılarak kulağa götürülmemeli,aksi halde kulağa götürülen telefonla vücut yüzde 50 daha fazla enerji saldırısına maruz kalmaktadır.Telefondaki çağrıyı onayladıktan ya da karşıya bağlandıktan 1-2 saniye sonra cihazı kulağa yaklaştırmak sağlık açısından çok önemli.

- Cep telefonlarının insanları en savunmasız zamanda yakalayacağı vakit gece uykudayken. Geceleri cihazı kapatma alışkanlığı kazanılmalı.

- Cep telefonlarını elektromanyetik fren sistemli taşıtlarda, petrol istasyonlarında ve hastanelerde kullanmamalı.

- Cep telefonunu kalp, beyin ve cinsel organlara yakın yerde taşınmamalı.

- Aradığınız numara düşmüyorsa ısrar etmeyin. Çünkü her aramada elektrik yüklemesine maruz kalırsınız.

- Asansör ve otomobil gibi dar ve kapalı alanlarda cep telefonu ile görüşme yapılmamalı. (Cihaz çekmediği için görüşmenin gerçeklesmesi baz istasyonunun daha fazla elektromanyetik radyasyon iletmesini gerektirir.)

- Yolculuk sırasında da cep telefonunu kullanmayın. Baz istasyonu değiştikçe, vücuda yüzde 50 daha fazla enerji yüklemesi olur.

- Cep telefonuyla görüşmeler mümkün olduğunca kısa tutulmalı, gereksiz konuşmalardan kaçınmalı. Yakında sabit hat varsa o tercih edilmeli. Uzun görüşmelerde beyin sıvısının sıcaklığı 0.1 santigrat derece artar.

- Yatarken cep telefonunuzu size yakın ve sürekli şarjda bırakmayın.

- Kulağımızın neredeyse içine sokup beynimize bu kadar yakın tuttuğumuz, elektromanyetik radyasyon yayan baska bir cihaz yok ve diğer aletlerin kullanımında aldığımız zararı, vücut kendini yenileyerek bertaraf edebiliyor. Ancak cep telefonunu yoğun kullandığımız için buna fırsat vermiyoruz.Telefonun beyine yakınlığı da oldukça önemli hayati risk taşıyor. Kablolu kulaklık kullanmak çok daha iyi.(Bu, zararı bütünüyle önlemez, çünkü kulaklıkla da radyasyon beyne ulaşır. Ancak zararı azaltır.)

- Konuşma dışında cep telefonunun ekstra özelliklerini kullanmaktan kaçınmalı. (Bir çalar saat, gece boyunca başucunuzda durarak biyolojik ritminizi altüst edecek cep telefonuyla aynı işlevi görecektir.)

- Kısa bilgi gönderiminde sesli görüşmek yerine kısa mesaj kullanılmalı.

- SAR değeri daha düşük cep telefonlarını tercih etmek daha az radyasyona maruz kalmak demektir. SAR değeri mümkün mertebe düşük cep telefonları tercih edilmeli.

en son dakika haber, spor, siyaset haberleri, gs fb, bjk ts
Başa dön
pjohqx View Drop Down
Groupie
Groupie


Kayıt tarihi: 04 Sep 2014
Status: Offline
Points: 80
Mesaj Ayarları Mesaj Ayarları   Thanks (0) Thanks(0)   Alıntı pjohqx Alıntı  Cevap YazCevap Bu mesaja direkt link Gönderildi: 04 Sep 2014 saat 14:00
Nike Air Flight Falcon is really a classic basketball shoes style, however,Converse Sneakers UK Sale it did not take part in an Olympics. This shoes style' shoe body took the black matte leather-based becasue it is material.
Başa dön
 Cevap Yaz Cevap Yaz
  Konuyu Paylaş   

Foruma Atla Forum Yetkileri View Drop Down

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.03
Copyright ©2001-2011 Web Wiz Ltd.

Bu sayfa 0,734 saniyede yüklenmiştir.